Suçu İspatlanana Kadar Herkes Masumdur Ne Demek?
—
Gündelik hayatın tam ortasında, kahve içtiğimiz kafe köşesinde, “Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur” cümlesini duymak, eski siyah-beyaz film sahnelerini anımsatabilir. Herkesin saf ve temiz olduğu bir dünyada mı yaşıyoruz? Tabii ki hayır, ama bu basit ama derin ifade, hayatın ironik gerçekliklerinden birini işaret ediyor. İzmirli, 25 yaşında, hayatı biraz fazla düşünen, ama her zaman espri yapmaya çalışan biri olarak, bu cümlenin ne demek olduğunu bir de benim gözümden değerlendirelim. Hem komik anekdotlarla hem de içsel bir sorgulama ile…
—
Başlangıçta Suçluymuşum Gibi Davranmadım
Bir gün, arkadaşımla buluşmaya karar verdim. En sevdiğim şeylerden biri bu; İzmir’in sahil kenarında yürümek, sokak aralarında kaybolmak… Ama bir yanda da, aniden kendime şüpheler üretmek. “Ya yanlışlıkla biriyle çarpıp düşürsem? Sonra benim suçum olur mu?” diye içimden düşünüyorum. Hemen ardından şunu diyorum: “Tabii ki öyle bir şey olmayacak, çünkü suçluluğun kanıtlanması gerekiyor ve ben kesinlikle masumum.” Tamam, biraz dramatik olabilir, ama evet, bazen böyle işler.
Ve işte o an, tam da burada kafama bir soru takıldı: “Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur” demek gerçekten ne anlama geliyor? Yani, aslında bu bir savunma mı, yoksa sistemin naif bakış açısını mı yansıtıyor?
—
Suç ve Masumiyet: İçsel Savaş
Bir zamanlar, küçük bir mağazaya girdiğimde, kasiyer bana yanlışlıkla 20 TL fazla para vermişti. Hemen parayı geri verdim, çünkü ben doğru olmayı seçmiştim. Ama düşününce, içimde bir ses “Belki de o parayı cebime atmalıydım” diyordu. O an gözlerimle kasiyerin şaşkın yüzünü gördüm ve “Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur” diyerek, bir nevi kendimi “masum” hissettim. Ama ya suçlu olsaydım?
Bir yanda vicdanım, diğer yanda sistemin benim doğru olduğuma dair ‘delil’ olarak sunduğu masumiyet… Düşünmeden edemiyorum: Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur diyen sistem, aslında çoğu zaman içinde kaybolmuş bir kaos yaratıyor olabilir mi? Çünkü masumiyetin, gerçek anlamda ortaya çıkabilmesi için, ispatlanması gereken bir şey yok mu? Yani, acaba suçluluğumu gösteren bir kanıt var mıydı, yok muydu?
—
Gerçekten Herkes Masum Mu?
Şimdi gelelim asıl meseleye: Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur ne demek? Cevap: Masumiyet, suçluluğun isnat edilebilmesi için kanıtların bulunması gerektiği bir olgudur. Öyle demişti hoca… Ama işte insan, bu cümleyi farklı bir açıdan da değerlendirebilir. Mesela, arkadaş ortamında bir şaka yaparsınız. Fakat şaka, yanlış anlaşılır ve insanlar bunu ciddiye alır. Ortada bir suç yok ama herkesin kafasında, “Benim için bir suçlu var” düşüncesi oluşturulmuştur. Ve “Suçlu ispatlanana kadar herkes masumdur” kuralı işte o anda devreye giriyor. Benim, masumiyetim, tam da o an ortaya çıkıyor. İçim rahatlıyor, çünkü ‘kanıt yok’!
—
Bir Akşam Arkadaşlarla Sohbet: “Masumiyet Kanıtlandı!”
Diyaloglar kuralım:
Ben: “O kadar da kötü biri değilim! Ben sadece biraz fazla espri yapıyorum.”
Arkadaşım: “Bazen esprilerinin gerçekten garip olabiliyor, beğenmiyorum.”
Ben (içimden): “Ama… ama ben masumum! Suçu ispatlanana kadar kimse suçlu sayılmaz, değil mi?”
Ve işte o an, kafamda “Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur” düşüncesi bir kez daha yankılandı. Ama masumiyetim ispat edilene kadar, arkadaşlarımın gözlerinde ‘şüpheli’ bir bakış vardı. Herkesin kafasında “Bu çocuk acaba gerçekten masum mu?” sorusu geziyordu. Ama kanıt yoktu. Cevap netti: “Suçluluğum ispatlanmadı, dolayısıyla hala masumum.”
—
İçsel Monolog ve Hızlanan Tempo
Zaten bu kadar ciddi bakılmaması gerektiğini de kabul ediyorum, ama bazen insanın kafasında sürekli soru işaretleri dolaşıyor. “Ya yanlışlıkla birinin kalbini kırarsam? Ya birine yanlış bir şey söylesem?” Hemen bu düşünceleri rafa kaldırıp, başımı sallayarak “Ama masumum, değil mi?” diye kendi kendime soruyorum. Kimseye zarar vermedim, sadece kalbimi açtım.
O kadar ki, bazen bir espri yapmak bile beni suçlu hissettirebiliyor. Gerçekten basit, masum bir şaka bile, o an karşındaki kişi tarafından yanlış anlaşılabilir. Şüpheli bakışlarla karşılaşmak… Hani o an iç sesimle “Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur” diyerek kendimi biraz daha savunma pozisyonuna alıyorum.
—
Kafamdaki Suçlu: Ben!
Bir akşam… Yemek masasında, bir arkadaşım, yanlışlıkla yere bir şey döktü. Herkesin gözleri ona çevrildi. “Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur” diyerek, o an, doğal olarak, o kişinin yanında olmam gerektiğine karar verdim. Ama kimse buna inanmadı. Arkadaşım, dökülen şeyi temizlerken, ben de arka planda onu savunmaya çalıştım: “Vallahi masum, suçu ispatlanamaz!” Hatta, şunu bile söyledim: “Belki de masumiyetini kanıtlamak için daha fazla çaba gösterse…”.
—
Suçu İspatlanana Kadar Herkes Masumdur: Sonuç
Sonuçta, “Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur” diyerek hayatımıza bir anlam katıyoruz. Ama unutmayalım ki, bu cümle bazen bir nevi kendimizi kandırmak da olabilir. İnsanlar her zaman masum değildir, ama suçlu olduklarını da kanıtlamak her zaman mümkün değildir. Belki de bu cümle, sadece bizi rahatlatmaya çalışıyordur.
Yani, her ne kadar kendimi sürekli “masum” olarak hissetsem de, bir taraftan her küçük şüpheyle, her yanlış anlaşılmayla biraz daha suçlu hissediyorum. Belki bu cümleyi bir savunma aracı olarak değil, bir düşünce tarzı olarak almalıydık. “Herkes masum, ama herkesin de suçluluğu ispatlanabilir” diye bir ekleme yaparak. Ne dersiniz?